Selüliti kısaca tanımlamak gerekirse tam bir baş belası desek çok da yerinde bir tanım olur değil mi? Kısa etekler, kısa şortlar hayal, yazın uzun pareolar olmadan sahilde duramamak :( O zaman vaktimizi biraz da selülit tedavisine ayırmaya ne dersiniz?
1) Bol su için! Vücudunuzdaki toksinlerden kurtularak selülitleri de vücudunuzdan atabilirsiniz.
2) Sigara, alkol, kafein uzak durmanız gerekenler içerisindedir. Selülit bu, zira bağımlılık falan dinlemiyor.
3) Bol sebze tüketin. 'Brokoli mi ıyyy, karnabahar mı dokusuna bile dayanamaamm' gibi mazeretler sonucu oluşan şeyin adıdır selülit ;)
4) En önemlilerinden biri de düzenli beslenme ve düzenli vücut egzersizleri. Daha önceki yazılarımda da da anlattığım egzersizleri gün içinde düzenli olarak yaptığınızda selülitlerdeki yok olmayı göreceksiniz.
5) En fazla merak edilen ise selülit kremlerinin bir işe yarayıp yaramadığı. İnanın bunu ben de bilmiyorum. Kimileri bende çok işe yaradı derken kimileri, hiç faydasını görmedim diyor. Sanırım bunu anlamanın tek yolu iyi bir selülit kremi alıp, söylediklerimle birlikte takviye olarak denemek.
* Selülit gidermek için evde yapılması gereken egzersizleri de bir daha ki yazımda sizlerle paylaşacağım :)
Kim uzun bacaklara sahip olmaz istemez ki, fakat bacaklarım kısa yapacak hiçbir şey yok diyenler için aslında yapacak şeyleri olduğunu söylemek istiyorum. Ufak tefek detaylarla bacağınızı uzun göstermenin çaresi var. O halde bakalım yapmanız gerekenler neler;
1) Etek boyunuz daima kısa olsun.Etek boyunu uzattıkça bacak boyunuzu kısaltmış olursunuz aklınızda bulunsun.
2) Topuklu ayakkabılar hayat kurtarıcınız! Biliyoruz zaten topuklu sevmeyen bayan yoktur fakat bacak boyu kısa olanlar için ekstra bir artı bu! :)
3) Topuklu ayakkabılar kurtarıcınız dedim fakat her ayakkabı size göre değil. Özellikle bilekten bantlı ayakkabılardan uzak durunuz, çünkü bacağınızı bölerek daha kısa gösterir.
4) Jean ve eteklerinizi seçerken düşük bel olanları direk eleyin. bacaklarınızı uzun göstermek istiyorsanız daima yüksel belleri tercih etmelisiniz.
5) Üstünüze giydiğiniz tshirt vs uzunsa eğer, dışarıda bırakmak yerine jean ya da eteğinizin içine sokun, emin olun bacak boyuna etkisi çok!
Artık gözünde görme problemi olan bir çok kişi gözlük takmak yerine lens kullanmayı tercih ediyor. Hatta gözü bozuk olmayan kişiler de renkli lensleri sıkça kullanmakta. Mavisi, yeşili, grisi çok tercih edilen lenslerin kullanımı ise sanıldığı kadar kolay değil tabi ki. Nereden mi biliyorum? Çünkü ben de kullanıyorum :) Benim ki numaralı ve şeffaf lens. Bakımı zor olsa da kullanımının gözlükten çok daha rahat olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim. O halde çok dikkat etmeniz gereken bir takım şeylerden bahsedeceğim, nitekim gözlerin bizim için önemini vurgulamama gerek bile yoktur diye düşünüyorum.
* Öncelikle lenslere dokunmadan önce mutlaka ellerinizi temiz bir şekilde yıkamalısınız.
* Kurulama işleminde de minik tüyler bırakmayan havlu seçerseniz çok iyi olur çünkü, havlunun küçük tüyleri ellerinizden lense yapışınca gözünüzde batma ve yanma yapar.
* Lenslerinizi makyaj yapmadan önce takarsanız çok daha iyi olur.
* Lenslerinizi asla normal suda bekletmeyin ya da durulamayın. Daima lensinizin kendi solüsyonu ile temizleyin.
* Lensinizi koyduğunuz küçük kabının içindeki solüsyonu her gün temizleyin ve içine yeni solüsyon koyun.
* Lensinizle asla uyumayın, gözünüze yapışması bir yana, gözünüz için çok mu zararlı.
Tüm bunlara dikkat etmenize rağmen bir sorun yaşarsanız doktorunuza başvurun.
Aşırı sıcaklardan artık bunalmaya başladığımız son zamanlarda, güneşten ve aşırı sıcaklardan korunmanın yolları altın kurallar haline geldi. Güneşin ve bu sıcak havaların sağlığımızı yakından tehdit edebileceğini unutmamalı ve son derece dikkatli olmalıyız. Sıcaklardan korunmanın pratik ve uyulması gereken yollarından bahsedecek olursak;
1) Günün en sıcak ve güneşin en dik geldiği saatler olan 11.00-16.00 saatlerinde olabildiğince dışarıda ve güneş altında olmamaya özen göstermelisiniz.
2) Güneş ışınlarını doğrudan çekmeyen açık renk kıyafetler tercihiniz olmalı. Dar ve sıkı kıyafetlerinize azıcık mola vermelisiniz.
3) Susuzluk ihtiyacınız olmasa bile her gün bol su tüketiniz! (2-2.5 lt.)
4) Yüksek faktörlü güneş kremleri çantanızda mutlaka olmalı ve düzenli kullanmalısınız.
5) Aşırı yağlı yemekler ve kafein içeren içeceklerden uzak durmalısınız.

Bahar geldi çattı. Mevsim geçişleriyle baş gösteren fiziksel değişikliklerle de karşı karşıya kaldık. Bu değişikliklerin şüphesiz en büyüğü cildimizde yaşanıyor. Mevsim geçişlerinde cildimizin nem dengesinde önemli değişiklikler yaşanır. Cildi kuruluktan pul pul dökülen de vardır, cildinin çok yağlı olmasından şikayet eden de. Siz de büyük ihtimalle bu sorunların birinden şikayetçisiniz. Cildinizde meydana gelen bu değişikliklerin önüne geçmek için tek bir yol var, o da cilt bakımı. Ne öneriyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Anlatayım:
Yeni çıkan cilt bakım ürünlerini hepimiz deniyoruz, takip ediyoruz ama cildimizi uzun zamandır tanıyan ve koruyan bir marka var: Vaseline! 140 yılı aşkın süredir bizimle birlikte olan, nesilden nesile geçen bu ürün bize gerçek nemlendirmeyi sağlıyor. Vaseline markası şimdi de, üçlü saflaştırma yöntemiyle geliştirdiği Türkiye’deki en saf Vaseline Nemlendirici Jel’i bize sunuyor.

Vaseline Nemlendirici Jel, 3 kat saflaştırılmış formülü sayesinde piyasadaki diğer kremlere göre çok daha iyi sonuçlar veriyor. Üstelik sadece cilt nemledirmede değil; yara bakımı, pişikler, dudak bakımı gibi durumlarda da iyileştirici etki gösteriyor.
Son olarak, size çok mutlu olacağınız bir haber daha vereceğim: Hepimizin bayıldığı Vaseline’in Cocoa Butter losyonu ve kremine şimdi de Nemlendirici Jel’i eklendi! Bu harika ürünü cildinizi ve dudaklarınızı nemlendirmek için her gün kullanabilirsiniz.
Siz de bahar gelirken taptaze bir cilde kavuşmak istiyorsanız Vaseline Nemlendirici Jel’e tüm marketlerden ve eczanelerden ulaşabilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.